Sıçanlarda Amiodaron ile Oluşturulan İnce Bağırsak Hasarına Karşı Beyaz Lahana Ekstresinin Koruyucu Etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Mühendislik Fakültesi, Kimya Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Orkhan MAMMADLI
Danışman: İsmet Burcu Türkyılmaz Mutlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amiodaron, klinikte sıklıkla kullanılan güçlü bir antiaritmik ilaçtır; ancak uzun süreli kullanımı çeşitli dokularda toksisiteye yol açabilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, amiodaronun gastrointestinal sistemde oksidatif stres ve inflamasyon aracılı hasarlara neden olabileceğini göstermektedir. İnce bağırsak, sindirim ve emilim fonksiyonlarının büyük ölçüde gerçekleştiği ve oksidatif strese duyarlı bir doku olması nedeniyle bu tür etkiler açısından önem taşır. Beyaz lahanaysa içerdiği fenolik bileşikler ve antioksidan vitaminler sayesinde güçlü antioksidan özelliklere sahip doğal bir besin kaynağıdır. Bu çalışmada, sıçanlarda amiodaron ile oluşturulmuş İnce bağırsak hasarına karşı beyaz lahana ekstraktının (BLSE) koruyucu etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Deney hayvanları dört gruba ayrılmıştır: kontrol, amiodaron (AMD), beyaz lahana ekstraktı (BLSE) ve amiodaron + beyaz lahana ekstraktı (AMD+BLSE). Deney süresi sonunda İnce bağırsak dokuları alınarak biyokimyasal analizler yapılmıştır.Amiodaron uygulanan grupta indirgenmiş glutatyon (GSH) düzeyleri ve antioksidan enzim aktivitelerinin azaldığı; lipit peroksidasyonu (LPO), reaktif oksijen türleri (ROS), nitrik oksit (NO) düzeyleri ile inflamasyon ve oksidan üretimiyle ilişkili enzim aktivitelerinin arttığı saptanmıştır. Ayrıca hücresel bütünlüğün bozulduğunu gösteren enzim değişiklikleri ve sindirim fonksiyonlarıyla ilişkili amilaz aktivitesinde farklılıklar gözlenmiştir. Beyaz lahana ekstraktı uygulaması, amiodaron grubundaki bu olumsuz değişimleri anlamlı ölçüde hafifletmiştir. Sonuç olarak, beyaz lahana ekstraktının amiodaron kaynaklı İnce bağırsak hasarına karşı oksidatif stresin baskılanması ve doku fonksiyonlarının korunması yoluyla koruyucu etki gösterdiği söylenebilir.