Akarsu koridorlarında su kalitesi ve otsu bitki etkileşimi: Riva deresi örneği


Arş. Gör. Dr. REYHAN SAĞLAM

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği, Türkiye

Tez Danışmanı: Ferhat Gökbulak

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Tatlı su kaynakları, artan nüfus, arazi kullanımı baskıları ve kirletici girdiler nedeniyle hem miktar hem de kalite açısından giderek daha fazla tehdit altına girmektedir. Akarsu sistemlerinde bu baskılar, akarsu ekosistemlerinde doğal dengeyi bozarak biyolojik yapının mekansal ve zamansal olarak farklılaşmasına neden olmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, Riva Deresi boyunca su kalitesi ve kadmiyum (Cd), çinko (Zn), kurşun (Pb), nikel (Ni), bakır (Cu) ve demir (Fe) ağır metallerinin mekansal dağılımını ortaya koymak, dere kıyısında gelişen otsu bitkilerin metal birikim davranışlarını tür bazında değerlendirmek ve bu bulguları izleme ve yönetim açısından yorumlamaktır. Çalışma, dere boyunca belirlenen beş örnekleme noktasında (S1–S5) yürütülmüştür. Derenin üst, orta ve alt kesimlerini temsil eden bu noktalarda, 2024–2025 periyodunu kapsayan vejetasyon döneminde yüzey suyu ile Typha latifolia, Phragmites australis, Lythrum salicaria, Persicaria lapathifolia, Juncus effusus, Mentha aquatica ve Helosciadium nodiflorum türlerine ait bitki örnekleri toplanmıştır. Su, toprak ve bitkilerin yalnızca toprak üstü biyokütlelerinde ağır metal ve makro element konsantrasyonları ICP–OES yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, çok yönlü varyans analizi, çok değişkenli istatistiksel yöntemler, biyoakümülasyon faktörü (BAF), biyokonsantrasyon faktörleri (BCF) ve su kalitesi indeksleri (WAWQI, HPI, HEI) kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, Riva Deresi'nde su kalitesi ve metal kirliliğinin belirgin biçimde mekansal olarak ayrıştığını ve orta kesimin (S2–S3) derenin en kötü su kalitesine sahip bölgesi olduğunu göstermiştir. Bitki türlerinin metal birikim davranışları homojen değildir. Persicaria lapathifolia Cu ve Fe, Lythrum salicaria Pb ve Zn, Phragmites australis Cr birikiminde öne çıkarken, Typha latifolia daha düşük birikim kapasitesine rağmen yüksek biyokütlesiyle ekosistem stabilitesine katkı sağlamıştır. Bu çalışma, su kimyasına dayalı ölçümlerin kirlilik düzeyinin ortaya konmasında temel bir bilgi sağladığını ve bitkilerin ise bu kimyasal baskıların ekosistem bileşenleri üzerindeki zamana yayılan ve biyolojik karşılığını tamamlayıcı biçimde yansıttığını ortaya koymaktadır. Su ve bitki temelli yaklaşımların birlikte değerlendirilmesi, sahadaki baskıların daha doğru yorumlanmasına ve yönetim uygulamalarının daha etkin biçimde planlanmasına katkı sağlamaktadır.