Karapınar – Ereğli (Konya) Arasındaki Karacadağ Volkanı ve Çevresinin Volkanostratigrafisi, Jeokimyası ve Petrolojisi


Arş. Gör. Dr. FATMA ŞİŞMAN TÜKEL

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof.Dr. Mehmet Keskin, Prof.Dr.Ercan Aldanmaz

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Orta Anadolu Volkanik Provensi güneyindeki Konya-Ereğli havzası içerisinde KD-GB doğrultusunda uzanan Pliyosen-Kuvaterner yaşlı, boyu 37 km, eni 24 km olan sırt şekilli eliptik bir volkanik kompleks vardır. Karacadağ Volkanik Kompleksi (KVK) olarak adlandırdığımız bu yapı, Orta Anadolu’nun neotektonik dönemde oluşmuş doğrultu atımlı faylarına paralel uzanmaktadır. Eliptik yapının zirveleri boyunca çapları 1-3 km arasında değişen dört krater vardır.

KVK, ilk üçü Pliyosen, son ikisi Kuvaterner yaşlı olup her biri çok sayıda lav ve pirokastik ürünler içeren beş ayrı volkanik seriden meydana gelir. Kompleksin en yaşlı serisi olan Oymalı volkanitleri, bazaltik andezit ve andezitik bileşimli beş lav ve onlarla ara katkılı piroklastik düzeylerden oluşmaktadır. Bu lav seviyeleri porfirik dokuludur, mafik minerallerin hemen tümü piroksen ile temsil edilirken amfibol ise çok düşük oranlardadır. Bu serinin bazı lav seviyeleri, mikrodiyorit ve mikro-granodiyorit bileşimli anklavlar içerir. Oymalı volkanitleri üzerine andezit/dasit bileşimli, volkanik hamurdaki cam oranı çok daha yüksek olan ve önemli oranda amfibol içeren lavlardan oluşan Yeşilyurt volkanitleri gelir. Bu seri, KVK’nın batı yamaçlarında yüzeylenir. Orta seviyesinde aglomeratik bir düzey içeren Yeşilyurt volkanitleri, yedi lav seviyesine ayrılmıştır. Birim ayrıca ortasında riyolitik bir dom olan 700 m çapında bir krater ile kesilmiştir. KVK’nin KD’sunda Yeşilyurt volkanitleri üzerine porfirik ve trakitik dokulu on bir lav düzeyinden oluşan ve bileşimleri bazaltik andezitten dasite değişen Beyören volkanitleri gelmektedir. Bu üçüncü volkanik seri, diğer birimlerden farklı olarak yüksek oranda volkanik cam içerir, afirik doku yaygındır ve lavlar daha koyu renklidir. Beyören volkanitleri tabanda bir aglomera düzeyi ile başlar, serinin ortasında ise piroklastik döküntü ve surge düzeyleri yer alır. Beyören volkanitlerini oluşturan etkinlik sonrasında volkanizma KVK’nın zirvelerinde sonlanarak KD ve GB eteklerinde odaklanmış ve bazaltik lav ve piroklastik ürünler püskürtmüştür. Bu etkinlik sırasında çok sayıda skorya konisi ve maar oluşmuştur. GB’daki plajioklas+sanidin+olivin içeren bazaltik ürünler Meke volkanitleri, KD’daki plajioklas ve olivin içerip sanidin içermeyen daha afirik dokuda olan volkanik ürünler ise Kutören volkanitleri olarak adlandırılmıştır.

KVK’yı oluşturan volkanik serilere ait lavların SiO2 oranları % 46-65, toplam alkali değerleri %3.7-7.5, Mg# ise 26-61 arasında değişmektedir.  Bu lavların LIL, Sr, K, Rb ve LRE elementleri MORB’a nazaran zenginleşme gösterirken, Ta, Nb, Ti, Y ve Yb elementleri ise MORB’a nazaran fakirleşme göstermektedir.  Yine bu lavlara ait 87Sr/86Sr izotop oranları 0.704699-0.707285 arasında, 143Nd-144Nd izotop oranları ise 0.512386-0.512770 arasında değişmektedir. 143Nd/144Nd ile 87Sr/86Sr arasında negatif bir trend bulunmaktadır. 

KVK’ya ait lavların FC, AFC trendleri, bu lavların iki farklı kaynaktan türemiş olduklarını göstermektedir. Tüm trendler olasılıkla bu iki farklı kaynak alandan türemiş olduğu varsayılan iki primitif magma arasında meydana gelmiştir. Bu iki primitif uç üyeyi oluşturan Kutören ve Meke volkanitleri bazaltlarından yüksek MgO – düşük SiO2 içeriği ile Kutören volkanitleri daha primitif bir bazaltik magmayı temsil etmektedir. Lavların kökenine dair yapılan petrolojik modellerden de bu lavların yay bileşeni taşıyan iki farklı litosferik manto kaynağı; metasomatik bir spinel peridotit ve flogopit-spinel peridotitin değişik oranlarda kısmi ergimesi ile oluştuğu görülmektedir.