Türkiye'de devlet-vatandaş iletişiminde kamu kurumlarınca yürütülen halkla ilişkiler faaliyetlerinin rolü


Dr. Öğr. Üyesi ÖZLEM KARAMAN

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ege Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Aylin Göztaş

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Devlet, insanlığın oluşumu, gelişimi ve otorite ihtiyacının belirlenmesiyle oluşmuştur . Nitelik ve işlevleri toplumsal ihtiyaçların değişmesiyle orantılı olarak değişmiştir. Bu devinim içinde birey, azınlık konumundan çıkmış, haklarını ve yükümlülüklerini kazanmış, bunları sahiplenen `vatandaş'a dönüşmüştür. Küreselleşmenin de etkileriyle gitgide karmaşıklaşan ve daha teknik bir nitelik kazanan siyasal yapılar, vatandaşın sisteme nereden dahil edeceği konusunda zorlanmaktadırlar. Devletin vatandaşı ile yabancılaşmasını engellemek ve bu birlikteliği sağlamak için etkin yol ve yöntemler geliştirme gereği kendisini göstermektedir. Geleneksel, ekonomik, psikolojik pek çok koşuldan etkilenen devlet vatandaş ilişkisinin sağlıklı biçimde yürütülmesi için demokratik dinamiklerin işlerliğinin sağlanması gereklidir. Bu anlamada halkla ilişkiler en önemli görevi üstlenir. Devlet, politikalarını topluma yansıtırken halkla ilişkilerden faydalanır. Kamu kurumlarında halkla ilişkiler etkinliklerinin kimi anlayış sağlama, kimi ikna, kimisi de bilgi alışverişi amaçlıdır. Halkla ilişkiler uygulamaları, devletin müşterisi olan `vatandaş'ı memnun etmeyi amaçlar. Kamu kurumlarında halkla ilişkiler uygulamalarının pek çok görüntüsü vardır. Ülkemizde halkla ilişkiler, merkezileşme çıkmazında, değer kazanmaya çabalayan, uzman personel sorunları ile uğraşan, bürokratik engelleri aşmaya çalışan bir kamusal faaliyet görüntüsündedir. Olumlu örnekler istisna olmakla birlikte Türk kamu yönetiminde halkla ilişkiler faaliyetleri genel olarak ideal bir tablo yaratmamakta, kurumlarda halkla ilişkiler birimlerine yer verilerek bir zorunluluğun yerinde getirilmesi sağlanmış olmaktadır. Kamu idaresi, vatandaşı tanımak konusunda hevesli olmadığı gibi, kendini tanıtmak konusunda da yeterince etkin değildir. Aslında yapılması gereken merkezi düzeyde bir halkla ilişkiler anlayışı geliştirmek ve vatandaşı da bu sisteme en aktif şekilde dahil etmektir. Bu amaçla kurulacak ve bütün kurumların üzerinde iş görecek bir halkla ilişkiler birimi, koordinatör olarak kurumların etkileşimini ve teksesliliğini sağlayacaktır.