MEMENİN KİTLE DIŞI LEZYONLARINDA BENİGN-MALİGN AYRIMINDA B-MOD US İLE BİRLİKTE SUPERB MİKROVASKÜLER GÖRÜNTÜLEME VE SHEAR WAVE ELASTOGRAFİNİN ETKİNLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Senoloji Araştırma Enstitüsü, Radyoloji, Türkiye
Tez Danışmanı: Füsun Taşkın
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Amaç: Memenin kitle dışı lezyonlarında rutin sonografik
incelemeye eklenen shear wave elastografi (SWE) ve superb mikrovasküler
görüntüleme (SMG) tekniklerinin tanısal performansa katkılarını araştırmak,
böylece meme lezyonlarının değerlendirilmesinde optimal sonografik görüntüleme
yöntemini belirlemek hedeflenmiştir.
Gereç ve
Yöntem: Yaş aralığı 14-75 arasındaki
179 olguya ait, sonografik olarak BI-RADS 4 ve 5 olarak kategorize edilen ve
histopatolojik olarak örneklenen 195 lezyon çalışmaya dahil edildi. Olguların
başvuru nedeni, palpasyon bulgusu varlığı, lezyonların taraf bilgisi, varsa
mamografi (MG) patolojisi (asimetri, distorsiyon, kalsifikasyon, kitle)
kaydedildi. Tüm lezyonlar aynı seansta B-mod ultrasonografi (US), SWE ve SMG
ile görüntülendi. Boyut ölçümünün ardından lezyonlar B-mod US görünümüne göre pür
alan şeklinde izlenenler ile morfolojik bulgulardan mikrokalsifikasyon, duktal
ilişki, distorsiyon ve mikrokist varlığına göre değerlendirildi. SWE ile
lezyonlara ait ortalama elastisite (Emean) ve oranlanan elastisite
(Eratio) değerleri, SMG ile Adler sınıflaması (Grade 0-3) ve
vasküler indeks (Vİ) değerleri kaydedildi. Lezyonlar histopatolojik verilere
göre benign, B3 kategori ve malign olmak üzere üç gruba ayrıldı.
Bulgular:
Altmış (%30.8) lezyon malign, 23 (%11.8) lezyon B3 ve 112 (%57.4) lezyon benign
kategoride idi. B-mod US'ye göre 38 (%19.5) lezyon pür alan şeklinde gözlenirken,
157 lezyonda (%80.5) eşlik eden morfolojik bulgular mevcuttu. Gri skala
bulguları arasında maligniteyi öngörebilen tek bulgu distorsiyon oldu
(p<0,001). Malign ve malign olmayan (benign ve B3 lezyonlar) gruplar
arasında Adler derecesi, Emean, Eratio ve Vİ değerleri
açısından anlamlı fark saptandı (p<0,001). B-mod US'ye ileri görüntüleme
parametreleri eklendiğinde eğri altında kalan alan, duyarlılık, özgüllük ve
doğruluk artmakta olup sırasıyla 0.800, 0.867, 0.733 ve 0.77 olarak kaydedildi (p<0,001).
Sonuç: Kitle dışı lezyonları tanımak ve
maligniteyi ayırt edebilmek amacıyla gri skalaya eklenen SMI ve SWE
parametreleri US'nin etkinliğini artırmaktadır. Literatürde hala kitle dışı
lezyonlar için kabul görmüş bir sınıflama olmayıp ileri görüntüleme yöntemleri
ve gelecekte daha geniş kapsamlı çalışmaların sağladığı literatür desteğiyle bu
lezyonların ayrımının kolaylaşacağını
ve BI-RADS atlasında yer bulacağını umuyoruz.