Hemorajik şok oluşturulan köpeklerde hızlı ve yavaş mayi infüzyonunun karşılaştırılması


Creative Commons License

Prof. Dr. İBRAHİM İKİZCELİ

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tez Danışmanı: Erdoğan Mütevelli Sözüer

Tezin Onay Tarihi: 2000

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Acil servislerde hemorajik şok sık karşılaşılan bir durumdur ve tedavinin yönlendirilmesinde şokla mücadele ilk sırayı almaktadır. Hastaya uygun mayi tedavisinin verilmesinde ise bazı zorluklar ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda köpeklerde oluşturulan hemorajik şok sonrası ayrı mayi miktarı ile tedavi edilen gruplardaki kan basıncı, hemotolojik, biyokimyasal ve histopatolojik değişiklikleri inceleyerek tedavide en uygun mayi miktarını tespit etmeyi amaçladık. Köpekler randomize olarak 3 gruba ayrıldı ve her grup 10 köpekten oluştu. Grup l'e bir saatlik şok süresinden sonra hiçbir tedavi verilmedi. Grup H'ye bir saatlik şok süresinden sonra femoral vene yerleştirilen kateter ile 60 cc/kg do/unda yarım saatte ringer laktat solüsyonu verildi. Grup Ill'e bir saatlik şok süresinden sonra aynı vene yerleştirilen kateter ile 30 cc/kg dozunda yarım saatte ringer laktat solüsyonu verildi. Tüm gruplara yarım saatlik tedavi sonrası deney bitimine kadar 4 cc/kg/saat dozunda idame ringer laktat solüsyonu verildi. Deneyin başlangıcında, şok süresinin 60. dakikasında, 90.dakikada ve 180. dakikada biyokimyasal ve hematolojik analiz için kan örneği alındı. Ayrıca 63deneyin başlangıcında, 60. dakikada ve 1 80. dakikada histopatolojik inceleme için karaciğer, ince barsak ve böbrekten doku örnekleri alındı. Her üç grubun yaşam sürelerine baktığımızda, grup I de 5 köpek (%50) şok döneminden sonra ortalama 150.dakikada öldü. Grup II ve III te mortalite gözlenmedi. Hemorajik şok tedavi edilmediğinde kan basıncı giderek düşmektedir. Grup II de kan basıncı 110 mmHg' ye kadar yükselmektedir. Grup III te ise kan basıncı ortalama 90 mmHg civarında tutulmaktadır. Hematokrit tedavi edilmeyen grupta ilk üç saatte fazla düşmemektedir, bu nedenle hematokrit şokun derinliği ve süresi hakkında bilgi vermemektedir. Laktat seviyesi kontrol grubunda giderek artmaktadır. Tedavi edilen her iki grupta da laktat seviyesi düşmektedir. Hemorajik şokta tedavide kullanılan sıvı miktarı ile orantılı olarak koagulasyon parametreleri dilüe olmaktadır. Sonuç olarak şokta en kısa zamanda kanama kontrol altına alınmalı, tedavide agresifdavranılmamalıdır.