Investigation of Büyükçekmece (Istanbul) Landslide Area by Geophysical Methods


Creative Commons License

Yalçinkaya E. , Alp H. , Martino S., Özel A. O. , Görgün E. , Lenti L., ...More

3. National Conference On Earthquake Engineering And Seismology, İzmir, Turkey, 14 - 16 October 2015, no.113, pp.1-7

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: İzmir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-7

Abstract

İstanbul’un batı kesimi, özellikle Büyükçekmece-Küçükcekmece gölleri arasında kalan bölüm, farklı boyutlarda
çok sayıda heyelan alanlarını içinde barındırır. Bu alanlar aynı zamanda giderek artan bir yapılaşma tehdidi
altındadır. Marmara’daki deprem tehlikesi göz önünde bulundurulduğunda, bu bölgedeki heyelanların bir
deprem anında tetiklenme olasılıklarının araştırılması sismik riskin azaltılması çalışmaları açısından büyük önem
taşımaktadır. Bir EU-FP7 projesi olan MARsite projesinin 6 nolu iş paketi altında, Büyükçekmece heyelan
sahasında bir tanı, izleme, modelleme ve erken uyarıyı kapsayan çalışmalar yapılmaktadır. Bu amaç
doğrultusunda heyelan alanı üzerinde Sismik Kırılma, MASW, ReMi, Elektrik Özdirenç ve Mikrotremor
çalışmaları yapılmıştır. Heyelan alanının oldukça karmaşık yapıya sahip olması hem jeofizik ölçümlerin
toplanmasında hem de yorumlanmasında önemli problemler ortaya çıkarmaktadır. Örneğin; jeofon-zemin
irtibatının iyi sağlanamaması, sismik dalgaların çok hızlı sönümlenmesi, saçılan dalgaların kayıtları bozması gibi
veri toplama problemlerinin yanı sıra, sonuçların çok kısa mesafelerde değişiklikler göstermesi, jeofiziksel
ayırım doğuracak kontrastların ortaya çıkmaması gibi yorumlama problemleri kendini gösterir. P dalgası kırılma
analizleri ancak 20 m derinliğe kadar bilgi sağlayabilmiş, heyelan kütlesi ile ilişkilendirilebilecek bir hız
anomalisi ortaya çıkarmamıştır. MASW ve ReMi yöntemleri sırasıyla 30 ve 80 m araştırma derinliklerine
erişilebilirken, heyelan kütlesi içinde genelde S dalga hızlarının sabit alanlara göre daha düşük olduğu
rülmüştür. Fakat kayma yüzeyine karşılık gelebilecek belirgin hız değişimleri ortaya çıkmamıştır. Zemin
rezonans frekanslarından elde edilen olası kayma yüzeyi derinlikleri 10 - 50 m arasında değişmektedir. Jeofizik
araştırmaların bu tip alanlarda çok daha dikkatli, daha ayrıntılı, birbirini tamamlayacak şekilde ve tekrarlayan
aralıklarla yapılmasında yarar vardır.