Biga Yarımadası ve Orta Sakarya Bölgesi’nde Yüzeyleyen Düşük-Orta Dereceli Kıtasal Temel Birimlerin Tektono-Metamorfik Evrimi
Uğurcan O. G. (Yürütücü), Özbey Z.
TÜBİTAK Projesi, 3501 - Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı, 2025 - 2027
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 3501 - Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı
- Başlama Tarihi: Eylül 2025
- Bitiş Tarihi: Eylül 2027
Proje Özeti
|
Proje Özeti Balkan-Pontid-Kafkas kuşağının en önemli elementlerinden biri olan Sakarya Zonu’nun Jura
öncesi kıtasal temel kayaları, oluşum ortamları ve metamorfizma derecesi
bakımından belirgin farklılıklar gösteren bloklardan oluşmaktadır. Bu
blokların Alpin Orojenezi esnasında kıtasal ölçekli bindirme dilimlerine
ayrılması orijinal tektono-stratigrafik öğeleri ve tektonik tarihçeyi
anlamayı oldukça güçleştirmektedir.
Bununla beraber aralarındaki Mesozoyik örtü birimlerinin oldukça geniş
alanlara yayılması birbiriyle olan ilişkiyi anlamamızı zorlaştırmaktadır. Yer
yer mafik meta-volkanojenik ara katkılar ve serpantinit dilimleri içeren
düşük dereceli meta-sedimenter istifler Sakarya Zonu içinde ayırtlanan farklı
kıtasal temel gruplarından bir tanesidir. Sakarya Zonu’nun belirli
kesimlerinde izole yüzlekler şeklinde bulunan bu tip tektonik birliklerin Erken
Devoniyen ve Geç Karbonifer yaşlı plutonlar ile kesildiği bilinmektedir.
Mevcut bilgi birikiminde bu tip kıtasal temel birimlerinin, Devoniyen ve
Karbonifer periyodlarında gelişen bir okyanusal yitim zonunun üzerindeki kıta
kabuğuna eklenmiş bir ‘yitim-yığışım kompleksi’ olduğu önerilmektedir.
Ancak bu yitimin hangi mega kıtanın altına doğru ya da hangi yönde
geliştiğine dair bir fikir birliği yoktur. Önerilen bu projenin ilgi alanı ve
konusu, birbirinden izole
bölgelerde Geç Paleozoyik plutonları tarafından kesilen ve yer yer serpantinit
dilimleri içeren düşük/orta dereceli metamorfik birimleri Geç Paleozoyik
magmatizması öncesi konsolide eden tektono-metamorfizmayı anlamak ve
önerilmiş modelleri test etmektir. Bu metamorfik istifi kesen Devoniyen ve
Karbonifer plutonlarının jeokimyasal özelliklerinin yay ortamını verdiği
bilinse de yan kayalar ile ilgili ayrıntılı bir çalışma bulunmamaktadır.
Projede bu eksikliğin giderilmesi planlanmaktadır. Bu konu kapsamında şu sorulara yanıt aranacaktır: Söz konusu istiflerde
yitim zonuna işaret eden metamorfik parajenezler var mıdır? Ayırtlanan farklı
metamorfik parajenezlerin metamorfizma yaşı ve P-T koşulları nedir? Bu
kıtasal temel birimleri farklı dönemlerde metamorfizma geçirmiş birden fazla
tektonik birlik içermekte midir? Metamorfik parajenezler, P-T koşulları ve
metamorfizma yaşının belirlenmesi için, sırasıyla, petrografi-mineral
kimyası, jeotermobarometre ve Ar40-Ar39 yaşlandırma
teknikleri kullanılacaktır. Bu çalışmada, söz konusu temel birimlerinin ‘Biga
Yarımadası’ ve Orta Sakarya Bölgesindeki (Geyve, Orhaniye) kritik yüzlekleri
araştırılacaktır. Özellikle son 10-15 yılda, Sakarya Zonu’nda Geç Paleozoyik
granitoidleriyle kesilen yüksek dereceli temel birimlerinin paleo-tektonik
evrimi üzerine yapılan çalışmaların sayısı artış gösterse de yine Geç
Paleozoyik plutonlarıyla ilişkili düşük dereceli kıtasal temel birimlerine
odaklanan detaylı bir çalışma bulunmamaktadır. Önerilen bu proje
literatürdeki bu açığı kapatması bağlamında özgün değerdedir.
Proje yürütücüsü doktora tezinde Orta Sakarya Bölgesi’nde yüzeyleyen
yüksek ve düşük dereceli birimlerin tektonizmayla bir araya geldiği kompozit
bir temel biriminin kökenini, yapısal özelliklerini, protolit ve metamorfizma
yaşlarını araştırmıştır. Bu araştırmanın bir bölümü 2024 yılında SCI
kapsamındaki bir dergide kabul edilmiş olup, yine SCI kapsamındaki bir
dergiye sunulmak üzere ikinci bir makalenin hazırlığı tamamlanmak üzeredir.
Önerilen bu proje doktora tezinde çalışılan temel birimlerinin farklı bir
varyasyonunu içerdiğinden araştırmacının bu konuda uzmanlaşmasına katkı
sağlayacaktır. Proje bitiminde yayınlanması hedeflenen iki adet uluslararası
makalenin geniş bir okuyucu kitlesine ulaşacağı öngörüldüğünden yurt içi ve
yurt dışı iş birliklerinin sağlanmasında önemli bir katkısı olacağı
öngörülmektedir. |