Siltli-Killi Alüvyon Zeminlerdeki Sığ Temelli Binalarda Oluşan Sıvılaşma Kaynaklı Temel Hasarlarının Tahmini Için Bina Özelliklerini Ve Komşu Bina Etkileşimini Dikkate Alan Analitik Bir Yaklaşım Geliştirilmesi: Adıyaman-Gölbaşı Örneği


Bozbey İ. (Yürütücü), Keleşoğlu M. K., Öztoprak S., Akbay Arama Z., Öser C., Sarğın S., et al.

TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2023 - 2025

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
  • Başlama Tarihi: Eylül 2023
  • Bitiş Tarihi: Eylül 2025

Proje Özeti

Bugüne kadar meydana gelen depremlerde sıvılaşma ve taşıma gücü kaybına bağlı olarak çok sayıda bina hasar almıştır. Deprem nedeniyle üstyapıda herhangi bir hasar olmasa dahi, kritik seviyeleri aşan toplam oturma ve dönme değerleri, deprem sonrasında yapının kullanılabilirliği bakımından önemli kriterlerdir. Sıvılaşma ve taşıma gücü kaybı kaynaklı hasar görebilirliğin binaların içinde olduğu ortam koşullarını mümkün olduğunca dikkate alarak tahmin edilmesi, bugünün sıvılaşmaya yönelik güncel ve ihtiyaç duyulan çalışma konularından birisidir. Bu proje, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Adıyaman ili Gölbaşı ilçesinde ekibimizce oluşturulmuş bir veri tabanından yola çıkarak, sıvılaşma ve taşıma gücü kaynaklı hasarların, zemin özelliklerinin yanı sıra, binaya ait özelliklere ve kent ortamının getirdiği yapı nizamına yani komşu bina etkileşimine ne seviyede bağlı olduğunun incelenmesini ve sıvılaşmanın binalarda oluşturduğu hasar seviyesi için bu etkileri dikkate alan bir analitik bir yaklaşım geliştirilmesini hedeflemektedir. Proje kapsamında çalışılacak olan Gölbaşı ilçesi, büyük bir deprem serisine maruz kalmış binalarda oluşan sıvılaşma hasarlarını içeren, uluslararası ölçekte özgün, gerçek boyutlu bir araştırma alanıdır. Proje ekibimiz tarafından Gölbaşı ilçesinde yapılan saha çalışmalarında, temel kaynaklı hasar görmüş binalar görsel olarak ve aletsel ölçümler ile taranmış, oturma ve dönme miktarları ölçülmüş, yüz yirmiye yakın binayı içeren kapsamlı bir veri tabanı oluşturulmuştur. Binaların geometrik özellikleri (en, boy, kat sayısı, bodrum katı vb.) ve bina nizamı içerisindeki konumu da bu veri tabanına dâhil edilmiştir. Genel değerlendirme neticesinde birbirine yakın mesafede konumlanan binalarda, oturma ve dönme değerlerinin çok farklı seviyelerde oluşabildiği gözlenmiştir. Zemin ve binanın içinde bulunduğu ortam özellikleri bakımından yapılacak incelemeler ile bu farklı davranışın altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Arazide; ekibimiz tarafından yapılan çalışmalar sırasında belirli bölgelerde, sınırlı sayıda olmakla birlikte sondaj, standart penetrasyon ve konik penetrasyon deneyleri yapılmıştır. İlk yirmi metrede hâkim olan zemin yapısının silt-kil ardalanması ve yer yer kumlu alüvyon birim olduğu tespit edilmiştir. Bu projenin hedefi Gölbaşı için oluşturulan bu veri tabanını kullanarak, siltli-killi alüvyon zeminlerdeki sığ temelli binalarda oluşan sıvılaşma kaynaklı temel hasarlarının tahmini için bina özelliklerini ve komşu bina etkileşimini dikkate alan analitik bir yaklaşım geliştirilmesidir. Veri tabanı öncelikle bina özellikleri ve komşu bina etkileşimi bakımından (temel derinliği, temel genişliği, temel en/boy oranı, temel rijitliği, bina yüksekliği, bina ağırlığı-kat sayısı, grup bina düzeni ve komşu bina etkileşimi, vb.) makro bir bakış açısıyla istatistiki olarak değerlendirilecektir. Ayrıca bu veri tabanı içinden seçilecek yaklaşık sekiz adet “Çalışma Sahası” içindeki bina ve bina grupları için farklı seviyelerde sıvılaşma kaynaklı hasar analizleri yapılacaktır. İhtiyaç duyulacak zemine yönelik bilgiler için her “Çalışma Sahası”nı temsil edebilecek arazi ve laboratuvar çalışmaları yapılacak, Gölbaşı siltli-killi alüvyon biriminin dinamik davranışı ortaya koyulacaktır. Seçilen çalışma sahalarındaki binalar için sıvılaşma ve taşıma gücü kaynaklı deplasman ve dönmelerin tahmin edilebilirliği farklı seviye sıvılaşma analizleri ile değerlendirilecektir. Bu analiz seviyeleri; Seviye 1 analizleri (serbest alan analizi), Seviye 2 analizleri (binayı tekil olarak dikkate alan ampirik ve analitik yöntemler) ve Seviye 3 analizleri (sıvılaşma bünye modelleri ve zemin-yapı ve komşu yapı etkileşimini de dikkate alan sayısal efektif gerilme analizleri) olarak planlanmıştır. Böylece farklı analiz seviyelerinde elde edilen sonuçlar hem deprem sonrası binada gözlenen değerlerle, hem de hesaplananlarla karşılaştırılacaktır. Seçilmiş olan çalışma sahalarındaki Seviye 3 analizleri ve bunlara ilave yapılacak parametrik analizler ile bina ve komşu bina etkileşimini dikkate alan basitleştirilmiş bir ”Bina Etkisi ve Komşu Bina Etkileşimi”ni dikkate alan sıvılaşma hasar tahmin yaklaşımı önerilecektir. Bu analitik yaklaşımın Gölbaşı’nda yeni yapılacak binalarda imarın ve yerleşime uygunluğun belirlenmesi ve benzer zemin ortamlarında yer alan sıvılaşma ve taşıma gücü kaynaklı hasar riskine sahip binalarda risk seviyesinin tespitinde kullanılabilmesi ve bu tür hasarlara karşı dirençli kentler için altlık oluşturması hedeflenmektedir.