Yalçınkaya E. (Yürütücü), Görgün E., Alp H., Pınar A., Alver F., Kılıçarslan Ö.
TÜBİTAK Uluslararası İkili İşbirliği Projesi, 2525 - Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (BMBF) İkili İşbirliği Programı, 2018 - 2022
1912 yılında iki büyük depremle kırılan Ganos fayının
güncel depremselliği ve gerilme dağılımı fay boyunca önemli farklılıklar
gösterir. Ulusal verilere göre kırığın kara ve Saros kesimi asismik (deprem
üretmeyen) bir davranış sergilerken, Marmara Denizi içindeki kısmı oldukça
yoğun bir deprem etkinliğine sahiptir. Fayın geometrik ve fiziksel
özelliklerindeki farklılıklar, fay boyunca değişen gerilme koşullarının bu tür
davranış farklılıkları oluşturabileceği açıktır. MONGAN sismik gözlem ağı Ganos
fayının kara parçası üzerinde toplam 40 istasyondan oluşan ve yaklaşık 3 yıl
süreyle veri toplamış bir ağdır. Toplanan veriden hem fayın fiziksel
özelliklerine ilişkin, hem de güncel gerilme durumuyla ilgili katkı üretmesi
hedeflenmiştir. İki farklı tip kısa periyot sismometrenin kullanıldığı
çalışmada, her iki sensörün 0.3 Hz frekanslara kadar yer titreşimlerine duyarlı
oldukları, daha düşük frekanslarda alet içsel gürültülerinin hakim olmaya
başladığı görülmüştür. İstasyonlarda gözlenen çevresel gürültü seviyelerinin
negatif büyüklüğe kadar depremleri yakalamaya imkan verdiği gözlenmiştir. Ganos
fayının iki malzemeli yapısının yakın yüzey etkileri, dönüşmüş dalga fazları,
fay zonu dalgaları gibi kayıtlar üzerinde belirgin etkiler oluşturduğu izlenmektedir.
Fayın daha genç ve gevşek birimlerden oluşan güney bloğunda yer alan
istasyonlar, daha yaşlı ve sıkı kuzey blok üzerinde yer alan istasyonlara göre
çok daha uzun kayıt sürelerine, büyük dalga genliklerine sahiptirler. Kuzey
blok üzerindeki istasyonlara, güneydekilere göre yaklaşık 0.3-0.5 sn erken P
dalga fazı varışları, iki blok arasında belirgin bir hız kontrastına işaret
eder. Dispersiyon analizlerinden elde edilen hız kesitleri, yüzeyden 2km
derinlik için, kuzey ve güney blok P dalga hızları arasında %27’lik bir hız kontrastı
ortaya çıkarır. Çalışma kapsamında çözümü yapılan mikro depremler Ganos fayının
kara ve Saros Körfezi içindeki kesiminin, Marmara Denizi içindeki parçasına
göre çok daha suskun olduğunu gösterir. Ulusal ağlar tarafından yakalanamayan
çok sayıda mikro deprem kaydedilmiştir. Bu depremlerin büyük çoğunluğu Marmara
Denizi içinde, Tekirdağ Baseni ile Marmara Adası arasında meydana gelmektedir. Özellikle
bu tip yerel ağlar tarafından kaydedilebilen küçük depremlerin güvenilir kaynak
mekanizma çözümleri lokal gerilme koşullarının anlaşılması açısından son derece
önemlidir. Moment tensör analizinden
elde edilen kaynak mekanizma çözümleri ağırlıklı olarak doğrultu ve normal atım
bileşenli mikro kırılmalara işaret eder. Bu aynı zamanda bölgenin D-B yönlü sıkışma,
K-G yönlü açılma gerilmelerin etkisi altında olduğunu gösterir. İncelenen veri
seti içinde keşfedilen Fay Zonu Baş Dalgaları (FZBD) iki malzemeli fay
yapısının açık göstergesidir. Fay zonunun yapısal modelinin oluşturulabilmesi
için FZBD analiz sayılarının arttırılarak güvenilir ilişkiler türetilmesine
ihtiyaç vardır.