Yüksek farklılaşma kapasitesine sahip amniyotik sıvı kök hücrelerinin izolasyonu, kültürü, kromozomal stabilitesi ve farklılaşma kapasitelerinin araştırılması.


Creative Commons License

Gürel Ç. (Yürütücü), Çırakoğlu A., Argüden Y., Kuru R. D., Yılmaz Ş., Gezer A., et al.

TÜBİTAK Projesi, 3001 - Başlangıç Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı, 2017 - 2020

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 3001 - Başlangıç Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı
  • Başlama Tarihi: Ağustos 2017
  • Bitiş Tarihi: Mart 2020

Proje Özeti

İnsan amniyotik sıvı kaynaklı kök hücreleri (ASKH, “Amniotic fluid stem cell”), insan embriyonik kök hücrelere(İEKH) benzer, farklılaşmamış hücrelerdir. ASKH pluripotent, tümörojenik olmayan, düşük immünojenik özellikleri ile birçok araştırıcı için hedef hücrelerdir. Üç germ tabakasından farklılaşan hücrelerin hepsini oluşturabilmektedirler. Doğum sırasındaki atık materyalden elde edilmesi ve tam bir canlı oluşturabilecek kapasiteye sahip olmaması nedeni ile ASKH çalışmalarında etik engel olmadığı belirtilmiştir. 

Bu projede, laboratuvarımızda planladığımız çalışmalar için kök hücre kaynağı oluşturmak üzere ASKH’lerinin elde edilmesi ve gelecek çalışmalara temel oluşturulması amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda; çalışmamızda amniyotik sıvı kök hücreleri çoğaltıldı, karakterizasyonu yapıldı, pluripotent kapasitesi ve kromozomal stabilitesi incelendi. 

Doğum sırasında alınan amniyotik sıvı örnekleri (n=5) kültüre edildi. CD117 pozitif hücrelerin seçimi ve kültürü ile ASKH elde edildi. ASKH belirteçleri olarak, CD29, CD44, CD73, CD90, CD105, CD117, Oct4, Sox2, Nanog, SSEA4, CD133, antikorları kullanıldı. İmmun fluoresan, akan hücre ölçer ve gerçek zamanlı PZR yöntemleri ile doğrulandı. Kromozomal stabilite incelemeleri için primer amniyon hücre kültüründe ve ASKH'leri seçildikten sonra yapılan kültürlerde GTL bantlama ile karyotipleme ve solid boyama ile kromozom kırık analizi yapıldı. ASKH‘lerinin farklılaşma kapasitelerini belirlemek amacıyla yağ, kıkırdak ve nöron benzeri hücrelere farklılaştırılmaları sağlandı.

İEKH’leri ile çalışmanın etik açıdan mümkün olmadığı göz önüne alınırsa, benzer özelliklere sahip ve etik açıdan sakınca taşımayan ASKH'lerinin temel ve klinik çalışmalarda kullanılmasının önemi açıktır. Çalışmamızdan elde ettiğimiz sonuçlar doğrultusunda, ASKH'lerinin muhtemel araştırma protokollerinde kullanılabilmesi, hücre kültür sistemlerinde uygulanabilirliği ve klinik çalışmalara kaynak oluşturabilmesi olasıdır. ASKH'leri doku ve organ mühendisliği, rejenerasyon çalışmaları ve hastalık modelleme çalışmaları için önemli bir kaynaktır.