Doğu Anadolu Fayı 06 Şubat 2023 Tarihli Depremlerin Fay Parametreleri ve Bölgedeki Etkilerinin Araştırılması
Yılmaz İ. (Yürütücü), Dursun G., Azaz D., Güngör Y.
TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2023 - 2023
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 1002 - Hızlı Destek Programı
- Başlama Tarihi: Şubat 2023
- Bitiş Tarihi: Haziran 2023
Proje Özeti
Erzincan’dan Kelkit Vadisi'ni izleyerek Niksar’a kadar, 350 km'den fazla kırık uzanımı sunan, 11 ili etkileyen, 7.9 büyüklüğündeki 1939 Erzincan Depreminden sonra, Doğu Anadolu Fay Zonu üzerinde, eşine az rastlanır tarzda aynı gün içinde iki büyük deprem meydana gelmiş ve büyük yıkımlara yol açmıştır.
06 Şubat 2023’te bölge ve insanlık adına dünya tarihinde meydana gelen büyük felaketlerden biri yaşanmış, AFAD verilerine göre 7.7 ve 7.6 (Kandilli; 7.7, 7.5 veUSGS; 7.8, 7.7) büyüklüğünde iki depremle sarsılmıştır. Her iki depremin etkileri çevre ülkelerden de kuvvetlice hissedilmiş olup, yıkımlara ve ölümlere neden olmuştur. Proje kapsamında, tektonik, uzaktan algılama, afet bilimi, çevre jeolojisi ve arama kurtarma konularında uzman kişilerden oluşan araştırma ekibi ile ülkemizde 10 ilde büyük can ve mal kayıplarına yol açarak afete neden olan depremlerin ve bölgedeki etkilerinin sahada çok yönlü olarak araştırılması planlanmıştır.
Bu, çalışmada depremleri oluşturan faylar boyunca sahada yüzey araştırmaları ile ana ve ikincil yüzey kırıklarının tespiti, atım parametrelerinin ve böylece fayların geometrik ve kinematik özelliklerinin ortaya konmasının yanı sıra havadan yüksek çözünürlüklü drone çekimleri ile fayların, daha geniş kapsamlı yayılımları ile henüz taze yüzey kırıkları ve deprem dalgalarının faya yakın ve uzak alanlarda oluşturduğu sarsıntı etkisiyle meydana gelen zemin sıvılaşmaları, kaya düşmeleri, zemin yenilmeleri gibi geniş bir alana yayılan etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
Dünyada örneğine az rastlanır aynı gün içindeki 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, 11 ilimizde büyük yıkımlara ve can kayıplarına yol açmıştır. Sığ odaklı olan bu depremlerden ilki sabaha karşı 04.17 de gerçekleşmiş olup, Sincik-Antakya arasında, 310 km’yi aşan bir hat boyunca uydu görüntülerinden de izlenebilen neredeyse kesiksiz yüzey kırıkları oluşturmuştur. Çok sayıda segmentin aynı anda kırıldığı gözlenen bu hat, Amanos dağlarının doğusunda Antakya-Türkoğlu arasını yaklaşık K25D, buradan Dulkadiroğlu batısına kadar K45D ve devamında Sincik batısına değin K60D doğrultulu bir uzanım sunmaktadır. Bu hat boyunca Narlı ve Yaylacık hatlarında görüldüğü gibi ana hattan sapan, aynı mekanizmaya sahip belirgin yüzey kırıkları da sunmaktadır.
Güneybatıda yer yer temel birimleri de kesen yüzey kırıkları, Kırıkhan’dan sonra havza içine doğru atımları gittikçe azalan küçük parçalar şeklinde geniş bir zonda izlenmektedir. Sol yönlü doğrultu atımlı genellikle düşeye yakın duruşlu Kırık düzlemleri, yer yer temel birimlerini kat ettiği düzlemler boyunca sol yönlü oblik ters bileşen sunan kayma çizikli yüzeylere sahiptir.
13.24 te gerçeklesen ikinci deprem Göksün-Doğanşehir arasında 150km yi aşan uzanım sunan yüzey kırıkları oluşturmuştur. Göksun-Çardak arasında DKD, Çardak Doğanşehir güneyi boyunca BKB yönelimi ile hafif kavisli bir yapı sunmakta, devamında Doğanşehir kuzeyine doğru Malatya fayı boyunca birbirine paralel hatlar şeklinde uzanmaktadır. Göksün-Kullar arasında neredeyse kesiksiz olarak gözlenen yüzey kırıkları çoğunlukla tepe ve sırtların üst ve yamaçları boyunca izlenmektedir. Doğanşehir yönündeki uzanımında ise Eskiköy istikametinde ana fay hattına dik açıyla uzanım sunan bir kola ayrılmaktadır. Fayın Aşağı İçmeler güneyindeki uzanımında, yüzeylerinde ters bileşenli sol yönlü oblik kaymayı gösteren çizikli ve kertikli yüzeyler barındırmaktadır.
Pazarcık depreminde 9 metre, Ekinözü fayında ise 11 metrenin üzerinde atımların gözlendiği her iki hat boyunca yüzey kırıklarının uzanımlarındaki sağa ya da sola büklümler, sıçramalar ve zon boyunca sıkça gözlenen kademeli riedel kırıkları arasında sol yönlü kaymayı gösteren Köstebek izi tümsekleri ve çek ayır çöküntüleri ile kayma sonucu gelişen kopmuş sırtlar, gölcükler gibi yapılar oldukça belirgindir.
Deprem dalgalarının etkin olduğu suya doygun ince taneli zeminlerde yarık erupsiyonları ve koni şekilli kum ve çamur çıkışları ilk depremde Amik Ovasının genelinde, özellikle de Demirköpru ve Karacanlık mahallelerinde, ikinci depremde ise Malatya Doğanşehir ilçesi güneyindeki Karaterzi-Ören köyleri arasındaki alüvyal düzlüklerde tipik örnekler sunmaktadır.
Depreme dayanıksız yapıların yanı sıra, depremlerin sığ odaklı oluşu, yerleşimlerin yüzey kırık hatları ve özellikle sıvılaşma riski barındıran uygun olmayan zeminlere sahip bölgelerde yoğunlaşması. Heyelanlar ve kaya düşmeleri can kayıpları ve hasarların artışına neden olmuştur.