İstanbul Bölgesi Bazı Endemik Bitki Aktiflerinin Antioksidan Özelliklerinin Araştırılması


Gürel A.(Yürütücü), Bildik Dal A. E., Alan M., Ermiş S., Baydilek İ. H., Tutar Ö. F., et al.

Diğer Resmi Kurumlarca Desteklenen Proje, 2021 - 2024

  • Proje Türü: Diğer Resmi Kurumlarca Desteklenen Proje
  • Başlama Tarihi: Kasım 2021
  • Bitiş Tarihi: Kasım 2024

Proje Özeti

Bitkiler insanlığın var oluşundan beri hayatın vazgeçilmez temel kaynaklarından biridir. İlkçağlardan beri insanlar bitkileri çeşitli amaçlarla kullanmışlardır. Bitkiler besin maddesi olarak kullanılmalarının yanı sıra koku verici ve tat verici olarak da kullanılmaktadırlar. Bitkilerin tedavi amacıyla kullanılması ise ilk uygarlıklara kadar dayanır. Bitkilerden elde edilen ilk etken madde 1805’te Alman Kimyacı Serturme tarafından afyon bitkisinden izole edilen morfindir. Bunu 1820’de kınakınanın kabuklarından kinin, 1868’de yüksük otu (Digitalin) yapraklarından kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan digitalin ve 1890’da söğüt dalı kabuğundan asetil salisilik asidin izolasyonu takip etmiştir (Baytop,1984). Günümüzde Dünya Sağlık Örgütü (WHO), insanların %60 kadarının genel sağlığının bitkilere dayalı olduğunu tahmin etmektedir (Walker, 2001).

Antioksidanlar, serbest radikallerin elektron kapmasını ve hasara neden olmasını engelleyen, yapıları bozulmadan serbest radikallere elektron verme yeteneğine sahiptir, bu sayede serbest radikal zincir tepkimelerini önleyen moleküllerdir.Global Gıda Antioksidanlar Pazarının, çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerdeki yükselen orta sınıf nüfusun sebep olduğu atıştırmalıklar, et ve içecek gibi işlenmiş gıdaların tüketimi nedeniyle % 6.42 büyümesi bekleniyor. Son yıllarda, doğal antioksidanlar, güvenilir olması ve istenmeyen yan etkileri olmaması nedeniyle sentetik antioksidanlara kıyasla daha fazla tercih edilir duruma gelmişlerdir.

Günümüzde molekül keşiflerinde izlenen yolaklar; bitki kökenli moleküllerin taranması, kimyasal yöntemlerle moleküllerintasarlanması, mevcut bileşiklerin taranması ve modiye edilmesi ya dabiyoteknolojik yöntemlerle moleküllerin üretilmesi şeklindedir. Türkiye’de henüz geliştirilmiş yeni bir molekül bulunmamaktadır.

Kimya geleneksel olarak deneysel bir bilim dalıdır. Bir molekül üzerinde çalışma yapabilmek için bu molekülün laboratuvarda sentezlenmesi veya doğada bulunduğu yerden izole edilmesi gerekir. Son yıllarda gelişen hesaplamalı kimya alanında çalışma yapabilmek için ise böyle bir zorunluluk yoktur. Herhangi bir molekülün özellikleri artık hesaplamalı olarak incelenebilmektedir.  Son yüz yıl içerisinde kuantum kimyasında ve son elli yıl içerisinde bilgisayar donanım ve yazılımlarındaki gelişmeler bu çalışmaları mümkün kılmıştır.

İstanbul florasındaki bitkisel zenginlik, mevcut 7 önemli bitki alanıyla da (ÖBA) tescilli olmasına rağmen özellikle endemik bitki taraması ve bileşiklerin içeriklerinin taranması detaylı olarak yapılmamıştır.

Bu proje ile endemik bitkilerin toplanması, karakterize edilmesi, yapı analizlerinin yapılması, kuantum teknikler ile antioksidan moleküllerin ölçeklendirilmesi ile ilaç, gıda takviyesi ve kozmetik sektörlerinde kullanılabilecek bir veya daha fazla etkin antioksidan özelliğe sahip yerli molekül ya da moleküllerin keşfi hedeflenmektedir.

Proje kapsamında Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu Temel Bilimler Bölümü bitki ekstratlarından uçucu yağların eldesi, bitkilerin saflaştırılması, kimyasal yapılarının karakterize edilmesi ve yapıların yorumlanmasında yer alacaktır. Deniz Harp Okulu Temel Bilimler Bölümü laboratuarında, daha önce uygun bir şekilde kurutulmuş olan bitkiler hidrodestilasyon yoluyla ekstrakte edilecektir.