Tarihi Kalıntıların Üzerine İnşa Edilen Binaların Kalıntının Deprem Performansına Etkisinin İncelenmesi


Güneş B. (Yürütücü), Çoşgun T., Sayın B.

Diğer Özel Kurumlarca Desteklenen Proje, 2020 - 2021

  • Proje Türü: Diğer Özel Kurumlarca Desteklenen Proje
  • Başlama Tarihi: Nisan 2020
  • Bitiş Tarihi: Ocak 2021

Proje Özeti

Tektonik tabakaların sürekli hareket halinde olmasının bir sonucu olarak depremlerin meydana geldiği, bu hareketlerin devam edeceği ve bundan sonra da birçok depremin olacağı bilinen bir gerçektir. Bu gerçeğe rağmen coğrafi, iklimsel, ekonomik ve sosyal sebeplerden dolayı deprem bölgelerinde yüzyıllar boyunca hüküm süren imparatorluklar, devletler kurulmuş ve yıkılmıştır. Tarihsel süreç içerisinde farklı medeniyetlerin kurulduğu bölgelerde o dönemin mimarisini, kültürünü yansıtan birçok önemli yapı inşa edilmiş olup bunların bir kısmı günümüze kadar ulaşabilmiştir. Ülkemizde özellikle İstanbul’da, tarihi yarımada olarak adlandırılan bölgede tarihi niteliği tescilli olan Roma ve Osmanlı döneminden kalma birçok kalıntı yapısı bulunmaktadır. Ancak tarihi yarımada da maalesef bu tarihi kalıntıların üzerine yakın geçmişte inşa edilmiş pek çok betonarme ya da yığma bina görmek mümkündür. Kalıntıların üzerinde beş-altı katlı binaların inşa edildiği örnekler bulunmaktadır. Bu kalıntılar tahmin edileceği üzere üzerinde bir bina olacağı düşünülerek inşa edilmemiştir. Dolayısıyla bu tarihi kalıntılar ve üzerindeki binaların hem düşey yükler altında hem de sismik açıdan önemli bir risk altında olduğu düşünülmektedir. Düşey yükler altında (depremsiz durum) kalıntıda oluşabilecek ani hasar ve göçmeler üzerindeki bina için büyük bir risk oluşturmaktadır. Deprem yüklemelerinde ise durum daha kritik ve tehlikeli bir hal almaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı üzerine sonraki dönemde bina inşa edilmiş olan tarihi kalıntıların düşey yükler ve deprem etkileri altındaki mevcut durumunun tespit edilmesi ve onarım/güçlendirme dahil gereken önlemlerin ivedilikle alınması oldukça önem arz etmektedir. Bu Çalışma kapsamında söz konusu duruma örnek teşkil eden ve üzerine yığma bina inşa edilen bazı kalıntılar belirlenerek, kalıntıların düşey ve deprem yükleri altındaki performansı incelenecektir. Ayrıca kalıntının üzerine bina inşa edilmeden önceki ve sonraki yapısal performansları karşılaştırılarak üzerine bina inşa edilmesinin performansa etkisi ortaya konacaktır. Çalışma kapsamında deprem performansı yeterli olmayan kalıntılar için onarım/güçlendirme yöntemleri önerilecektir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, tarihsel niteliğe sahip yapıların üzerine sonradan inşa edilen yapıların olumsuz etkilerinin ortaya konulması; bu tür yapıların sismik performansının belirlenmesi ve güçlendirme önerilerinin sunulması; kalıntı yapılarının korunması için zorunlu olan yapısal önlemlerin analizlerle ortaya konulması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Sunulan yaklaşımın, üzerine sonradan bina inşa edilen tarihi kalıntı yapılarının gerçek davranışının belirlenmesi ve bu yapıların onarım/güçlendirme yönteminin sunulması açısından önemli bir kılavuz niteliğinde olacağı öngörülmektedir. Ülkemizde ve özellikle tarihi yarımada olarak bilinen bölgede bulunan tarihi niteliği tescilli kalıntı yapılarının yapısal bütünlüğü bozulmadan kültürel miras olarak gelecek nesillere aktarılması hedeflenmiştir.