Alver Şahin Ü. (Yürütücü), Ayvaz C., Onat B., Kuzu S. L., Güllü G.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2022 - 2025
Atmosferik
partikül maddenin insan sağlığı üzerinde etkileri konusunda yapılan çalışmalar
kütlesel konsantrasyondan ziyade partikül sayısının önemli olduğunu ve 1 µm
altındaki partiküllerin solunabilir partiküller içinde büyük oranda bulunduğunu
göstermektedir. Kentsel hava kalitesi ve iklim değişikliği üzerindeki etkileri
bakımında nanopartiküller anlaşılması gereken bir alandır ve birçok zamansal ve
mekânsal izleme ve analiz çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu proje
Türkiye’de ve İstanbul’da atmosferik nanopartiküllerin izlendiği ilk
çalışmadır. Proje kapsamında kentsel arka plan (Maslak), kentsel (Alibeyköy) ve
trafik (Aksaray) olmak üzere seçilen üç bölgede dört farklı mevsimde İstanbul
atmosferinde 10 nm üzerindeki partiküllerin sayısal değerleri 1 dk zamansal
çözünürlükte ölçülmüştür. Diğer kriter hava kirletici parametreler ile
ilişkisi, atmosferik yeni partikül oluşumunun ve partikül sayısal konsantrasyon
değişimindeki kaynakların tespiti yapılmıştır. Ortalama yıllık Toplam Partikül
Sayıları (TPN) yaklaşık 6000 ile 20000 adet/cm3 arasında tespit
edilmiştir. Kent arka planına kıyasla trafik istasyonunda yaklaşık 3,5 kat,
kentsel istasyonda yaklaşık 1,5 kat daha yüksek TPN ölçülmüştür. TPN içindeki
ultra ince partikül (UFP) katkısı ortalama değerleri Maslak’ta %77,
Alibeyköy’de %83 ve Aksaray’da %89 bulunmuş ve en düşük UFP katkısı sonbaharda
görülmüştür. İstanbul’da UFP ile BC arasında orta düzeyli (˜0,6) bir korelasyon
tespit edilmiştir. UFP’nin PM2.5 ve PM10 ile korelasyonu
tüm istasyonlarda 0,27 ile 0,45 arasında zayıf ve orta düzeyli olarak tespit
edilmiştir. Ortalama yeni partikül oluşumu (NPF) görülme oranı Maslak’ta %23,
Alibeyköy’de % 27 ve Aksaray’da % 12 tespit edilmiştir. Genel olarak yaz ve
bahar dönemlerinde yüksek NPF oluşumları gözlenmiştir. Partikül sayılarının
kaynaklarının tespiti neticesinde her üç istasyonda ve her mevsimde temel
kaynağın trafik olduğu (%60-80 arasında), yaz mevsimi dışındaki zamanlarda
yanmanın ikinci önemli kaynak olduğu (%3-30) görülmüştür. İstanbul’da
atmosferik partiküllerin sayısal dağılımının belirlenmesi ve kaynak
profillerinin tanımlanmasına yönelik çalışmaların yapılması önem arz
etmektedir. Ayrıca yakın gelecekte (muhtemelen 2030’da) Avrupa Birliği ve Dünya
Sağlık Örgütü tarafından limit değerlerinin tanımlanması olası olan BC ve UFP
parametrelerinin en azından kent arka plan istasyonlarında sorumlu kurumlar
tarafından sürekli izlemesinin şimdiden planlanması faydalı olacaktır.