Glioblastoma hücre soylarında tümör davranışlarının düzenlenmesinde p300ün rolü


DAĞISTANLI F. (Yürütücü), AKDEMİR A. S., ÖZTÜRK SEZGİN M.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Doktora, 2023 - Devam Ediyor

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Doktora
  • Başlama Tarihi: Ocak 2023
  • Bitiş Tarihi: Devam ediyor

Proje Özeti

Glioblastoma multiforme (GBM) merkezi sinir sisteminin en yaygın ve agresif kanseridir. En ölümcül kanserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. GBM oldukça proliferatif ve invazifdir. Histon asetiltransferaz ailesinin bir üyesi olan p300  transkripsiyonel koaktivatördür. p300 asetilasyon aktivitesinin hücre göçü ve invazyonu, farklılaşmış durumun korunması, DNA onarımı, hücre büyümesi, apoptoz ve tau aracılı nörodejenerasyon dahil olmak üzere çeşitli işlevlerde rolleri olduğunu gösterilmiştir. p300’ün kanser hücrelerinde tümör baskılayıcı olduğunu vurgulayan çalışmalar yanında tümörigenez ile ilişkili olduğunu gösteren onkoprotein özelliğini vurgulayan çalışmalar da vardır.  p300’ün GBM’de ki rolü de tartışmalıdır. GBM'de, p300’ün bir tümör baskılayıcı olarak hareket ettiği, kanser invazyon kapasitesini inhibe ettiği ve GBM hücrelerinin in vitro olarak astrositik farklılaşmasını uyardığı ileri sürülmüştür. Diğer taraftan, p300’ü baskılayan histon asetiltransferaz inhibitörü 2 (HATi2)’nin kullanıldığında proliferasyonun engellendiği, hücre döngüsü duraklamasının ve apoptozun uyarıldığı gösterilmiştir. Birlikte ele alındığında, bu tümörlerde p300 ekspresyonunun varsayılan terapötik etkisini değerlendirmek için, p300 inhibisyonunun moleküler ve hücresel sonuçlarının daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.  Epitelyal-Mezenkimal Geçiş (EMT), kanser kök hücre (KKH) ve otofaji süreci, kanser hücrelerinin metastazına ve agresifliğine katkıda bulunan faktörlerdir. Çeşitli çalışmalar, bu üç işlemin epitel hücrelerini, kök hücre özelliklerine sahip kemoterapötik ajanlara karşı direnç gösteren hareketli hücrelere dönüştürdüğünü göstermektedir. Bu bilgiler ışığında GBM’de halen açık olarak bilinmeyen p300’ün ekspresyon düzeyleri bağlı olarak EMT, otofaji ve kanser hücre köklülüğünü etkileyen seçilmiş genler arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için p300 ekspresyonunun baskılanması ile (siRNA) otofaji, EMT ve köklülük süreçlerinde yer alan genlerin ekspresyon düzeylerinin araştırılması hedeflenmiştir.