Şizofrenili hastalarda depresif belirtilerin psikolojik değişkenlerle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET MURAT KIRPINAR
Danışman: Ömer Faruk Demirel
Özet:Giriş: Şizofrenide depresif belirtiler oldukça yaygındır. Bu belirtilerin, daha çok ilaç kullanımı, tedavi uyumsuzluğu, hastanede daha fazla yatış, işlevsellikte daha fazla bozulma ve yaşam kalitesinde kötüleşme ile ilişkili olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Şizofrenide depresyon gelişimini açıklamak üzere çeşitli ilişkili psikolojik faktörleri araştıran çalışmaların sayısı azdır ve bu çalışmalarda genellikle az sayıda faktör üzerinde durulmuştur. Amaç: Bu çalışmada, şizofrenili hastalarda bazı psikolojik faktörlerin depresyon açısından öngördürücülüğünü araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaçla depresyon puanları yüksek ve düşük hastalar; pozitif ve negatif belirtiler, anksiyete, stresle başa çıkma tarzları, sosyal destek ve kontrol odağı türü açısından karşılaştırılmıştır. Yöntem: Şizofreni hastalarına Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği ile belirlenen depresyonu olan (n=29) ve olmayan (n=31) iki grup Sosyodemografik Veri Formu, Pozitif ve Negatif Sendrom, Beck Anksiyete, Rotter'in İç-Dış Kontrol Odağı, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçekleri uygulanarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Depresyonu olan ve olmayan iki grup arasında sosyodemografik ve klinik özelliklerle sosyal destek puanları ve stresle başa çıkma tarzları açısından farklılık saptanmamıştır. Depresyonu olan ve olmayan gruplar arasında PANSS pozitif, negatif, genel psikopatoloji alt ölçekleri ve PANSS toplam puanları ile anksiyete puanları ve kontrol odağı inancı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışma, şizofrenili hastalarda negatif, pozitif ve genel psikopatolojik belirti düzeylerinin yüksekliği, dış kontrol odağı ve yüksek anksiyete puanlarının depresyon için öngördürücü olabileceğini göstermiştir. Benzer ya da farklı psikolojik faktörleri daha geniş hasta gruplarında inceleyecek çalışmalar, etkili olabilecek faktörleri erken dönemde saptamak ve müdahale etmek yoluyla morbiditeyi ve hatta neden olduğu yüksek intihar riski nedeniyle mortaliteyi azaltmak imkanı sağlayabilir.